YENİ iKTİSADİ COĞRAFYALARI DÜŞÜNMEK: YAŞAM SİMÜLASYONU-BİRGÜN GAZETESİNDEN KORAY ÇALIŞKAN’IN DİZİ YAZISI

02Mar09

YENİ İKTİSADİ COĞRAFYALAR (2) KORAY ÇALIŞKAN
koray.caliskan@boun.edu.tr / 12:48 02 Mart 2009
BirGün’de yazdığım 96. yazı bu. Neredeyse iki yıldır hafta atlamadan yazdım. Artık durmak gerekiyor. Editörüm İlker Bey her ne kadar karşı çıksa da, daha sonra belki yine devam ederiz diye konşup anlaştık. 100. yazı BirGün’deki son yazım olacak. Bu son dört köşeyi, editoryal destekten dört köşe bir halde köşesinden ayrılan biri olarak yazacağım. Yeni iktisadi coğrafyaların hızlıca bir haritasını çıkararak ve iktisadi süreçlerin onu yaratanların lehine dönüştürülmesinin yeni yollarını araştırarak…

İKİNCİ HAYAT
Geçen hafta İkinci Hayat (Second Life) adlı internet sitesinde bahsetmiş ve dünyadaki ülkelerin yüzde 80’inden daha fazla nüfusa sahip olduğunu anlatmıştım. Birinci hayatta yaşayanların ikinci bir benlikle yaşadığı bir alan İkinci Hayat. Yeni hukuki ve iktisadi alanlar tanımlayan bir yer. ABD’li bir arkadaştan dinlediğim hikâye güzel bir örnek.
İkinci Hayat’ta başarılı bir girişimci olan John, kurduğu bir adanın çok popüler olması ve o adada alışveriş eden kişilerin John’un servisine İkinci Hayat’ın para birimi olan Linden Dolarlar ödemesi nedeniyle bir miktar para kazanıyor. Kurduğu adasında tanıştığı bir diğer ikinci hayatı olan kişiyle büyük bir aşk yaşamaya başlayan kahramanımız bir gün ölüveriyor. İkinci Hayat’taki tüm birikimini âşık olduğu kadına bırakıyor. Çok değil, ama ABD’de güzel bir sıfır araba alabilecek kadar bir para. John’ın birinci hayattaki karısı durumu öğreniyor ve buna karşı çıkıyor. Avukatları John’ın isteğini yerine getirmek istiyor. Kadın paranın kendisinin olduğunu iddia ederek, dava açmakla tehdit ediyor. Avukatın İkinci Hayat’ı yok, ama girmek zorunda kalıyor ve John’ın ikinci eşini buluyor, durumu anlatıyor. İkinci eş parayı istemiyor. Ama avukatın bu parayı vermesi gerekiyor. Hikâyeyi dinlediğimde sorun hâlâ çözülmemişti.

YENİ ÖZNE
John kim? Hukuki ve iktisadi bir özne olarak nerede duruyor? Çok büyük olasılıkla bir kaç yüzyıl sonra hukuki özneler hangi platformda yaşadıklarına ve insani özelliklerinin boyutuna göre sınıflandırılacak. Modernlikle birlikte toplumsal cinsiyeti üzerinden net ayrımlara tutulmaya bu kadar alışan insanlık, şimdi gariplik gibi görünen bu yeni duruma o zaman çok daha kolay ayak uyduracaktır. Dikkat edelim, bilim kurgudan bahsetmiyoruz. Yeni bir gerçeklik alanı olarak kendini dayatmış bir yeni iktisadi coğrafyadan bahsediyoruz.

İKİNCİ HAYAT’TA ÖRGÜTLENME
Bazılarımız bu yazıyı okuyup, “yahu tersanelerde kaç işçi ölüyor, bu kadar arkaik bir sömürü biçimi Türkiye’nın bugünü, adam nelerle uğraşıyor” diyebilir. Hak veriyorum. Ancak içine gömüldüğümüz iktidar ilişkilerinden başımızı bir nebze kaldırıp ileri bakmazsak ufkumuzu daraltırız. Bazı sosyalistler başlarını çoktan kaldırmış.
İngiliz İşçi Partisi’ni kuran Trade Union Congress’in yarattığı Sendika Adası, İkinci Hayat’taki sosyalistlerin en sık uğradıkları yer. Şu anda birçok örgütçü İkinci Hayat’ta sendikal siyaset yapıyor. Malesef şirketler ve devletlerden daha yavaşlar. Onlarca devletin İkinci Hayat konsoloslukları var, ikinci hayat gizli servisleri ve polis güçleri var. Dünyadaki bütün büyük çokuluslu şirketler İkinci Hayat’ta pazarlama yapıyorlar. Emek örgütleri bu yeni iktisadi coğrafyalara yeni yeni giriyor.
NE İŞE YARAR?
Devrim internette olmaz, doğru. Ama bir devrim iki kere de olmaz. Bundan sonraki hayatın devrimcileri ikinci hatta üçüncü hayatı kapitalist şirketlerden ve devletlerden daha önce ve daha etkili bir şekilde görmek zorunda. Farklı gerçeklik formlarıyla içli dışlı olmanın zamanı geldi. Öncü sosyalistler zaten Face Book gibi yerlerde örgütleniyor. Sıra İkinci Hayat’ta.
http://www.birgun.net/writer_index.php?category_code=1186995462&news_code=1235990903&day=02&month=03&year=2009 Erişim 2.3.09

İKİNCİ HAYAT YA DA YENİ İKTİSADİ COĞRAFYALAR I
koray.caliskan@boun.edu.tr / 14:01 23 Şubat 2009
Kapitalist üretim ve değişim ilişkileri üç şekilde genişledi. Şimdi dördüncü bir yol ortaya çıkıyor. Bu hafta ve gelecek haftalarda bu gelişmeleri anlatmaya çalışacağım. Sosyalistlerin ufuklarının kapitalist genişlemenin bir adım ilerisinde olması gerekiyor.
Kapitalist piyasa coğrafyası önce kölelik ve sömürgecilik sayesinde serpildi, yayıldı. Marx’ın bir değinip bıraktığı ve Kapitalizmin Kızıl Şafağı dediği sömürgeler direnebilseydi bugün bambaşka bir dünyada yaşıyor olacaktık.
İki dünya savaşı sonrası piyasa coğrafyasının genişlemesi durdu. Artık kapitalist ilişkilerin yeni bir formda genişlemesi gerekiyordu. Daha önce piyasa düzenine çekilmemiş şeyler alınıp satılmaya başlandı. Bu süreç hâlâ devam ediyor. İstanbul’da bu yaz toplanacak Su Forumu’nun her damla suyu metaya çevirmeyi amaçlaması bu tip bir genişleme. Her şey alınıp satılabildiğinde, mutlak metalaşma tamamlandığında bu süreç de doğal sınırına ulaşacak. Olmaması için uğraşmalıyız elbette.
Üçüncü genişleme, mekânsal genişlemenin durmasına ve metalaşmanın yavaşlamasına cevaben gelişti. 1970’lerin neoliberal dönüşümünün açtığı bu yeni yol, mekânsal değil zamansal bir kapitalist genişlemeye dayandı. Ekonomi biliminin kurumsallaşması ve performativitesinin artmasıyla opsiyon ve vadeli işlem piyasalarında emtia değişiminin yolu açıldı. Artık emtia, üretilmesinden yıllarca önce de alınıp satılabilecekti. Yani gelecekte yaşananacak türev ilişkilerin bugünün asli ticaretinin hizmetine sokulması yaygınlaştı. Hatta bu süreç öylesine başarılı oldu ki günümüzde türev emtianın dolaşım değeri, asli emtianın 11 katı. Bizi batıracak da bu gibi.
Gelelim en yeni kapitalist genişleme alanına: Sanal Dünya. Adının sanal olduğuna bakmayın. Sanallık da bir tür gerçeklik tezahürü. Dördüncü genişleme burada gerçekleşiyor. Daha öncekilere tur bindirebilecek bir potansiyele sahip.
Kapitalist ilişkiler isteyen bir özne yaratır. Reklamlar o özneyi kaşır durur. Pepsi içersen Aysun Kayacı’yı öpmüş gibi hissedersin. İlginçtir, buna kendini kaptıran zevat, Kayacı’yı öpmüş gibi hissetmese de “bir şeyler” hisseder dudaklarına kola şişesini dayayınca. Ancak ne olursa olsun, bu örnekte kolayı isteyen, ihtiyacın öznesi asli insandır. Kafası karışsa da kendine ister.
Artık hem kendine hem kendi peydahladığı sanal klonlarına istiyor. Dünyada milyonlarca insanın bir ikinci hayatı, bir ikinci bütçesi, bir ikinci ekonomik duruşu var. Bu ikinci hayatların en büyüğü http://www.secondlife.com sitesinde gerçekleşeni. Üye sayısı dünyadaki ülkelerin yüzde 80’inden büyük olan bu internet sitesi insanın kendine yeni bir kimlikle (avatar deniyor buna) yeni bir kişilik yaratmasına olanak sağlıyor. Sonra bu kişiliği ikinci hayatınızın dünyasında yaşatmaya başlıyorsunuz. Yeni bir evi, işi, eşi, bütçesi, milliyeti, fantezileri, arabası, bisikleti, dini olabiliyor. Bu yepyeni ikinci benliğinizin elbette yeni ihtiyaçları, girdiği yeni sosyalleşme bağlamlarında statü sahibi olabilmek için atacağı yeni adımları oluyor.
İkinci Hayat’ı yalnızca bir oyundur diye geçmek doğru değil. İçinde İsveç’in de bulunduğu 20’den fazla ülkenin konsolosluk hizmeti verdiği (şaka değil, İsveç numarası yapan biri değil basbayağı İsveç), Vatikan’ın katedraller inşa ettiği, Islam Online’in sanal hac ziyaretleri düzenlediği (yani Hacı Avatar diye bir kategori var), insanların âşık olduğu ve hatta beraber yaşadığı bir ikinci hayat bu.
Para birimi de var. Siteyi kuran laboratuvarın isminden esinlenen Linden Dolar (LD). LD ile USD arasındaki kur henüz serbest bırakılmış durumda değil. Yani İkinci Hayat’ın sahibi şirket belirliyor pariteyi. İkinci Hayat’ta çalışmak da mümkün. Örneğin sanal bir ayakkabı design ederseniz ve avatarlar bunu çok tutarsa o ayakkabıyı satarak birinci hayatta geçiminizi sağlayabilirsiniz. Millet de size para verip avatarına yani sitedeki kişiliğine bu ayakkabıyı giydirir. Ya da bir işhanı kurup “kuul giysiler” satılan bir yer olarak kabul ettirip, insanların sizin alışveriş merkezinizde dükkân açmasını sağlayabilirsiniz. Birinci hayatınızda ikinci hayat üzerinden zengin olmak da var.
Bu gelişmeleri ciddiyetle tahlil etmek gerekiyor. Ama önce şu ikinci hayatta başka neler oluyor ona bakalım. İngiltere’de İşçi Partisi’ni kuran sendikal hareketin mirasçısı TUC’un eğitim sekreteri geçenlerde bir email atmış. İkinci Hayat’ta sendika kuruyoruz, örgütlenme stratejilerimizi tartışalım diyor…
Bilemiyorum. İşler çok karışıyor. Önümüzdeki haftadan itibaren bu alanları tarayacağım.

http://www.birgun.net/writer_index.php?category_code=1186995462&news_code=1235390470&year=2009&month=02&day=23 Erişim 2.3.09

Reklamlar


No Responses Yet to “YENİ iKTİSADİ COĞRAFYALARI DÜŞÜNMEK: YAŞAM SİMÜLASYONU-BİRGÜN GAZETESİNDEN KORAY ÇALIŞKAN’IN DİZİ YAZISI”

  1. Yorum Yapın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: