GDC notları (2) Arka raflar

11Nis09

(Önceki yazı: Networking)

Işık Barış Fidaner

Oyunlar filmleri örnek aldıkça, endüstrinin kültürel yapısı sinema filmlerindeki ayrışmaları tekrarlamış. Bir yanda “sıkı” oyuncuların ilgisi ile büyüyen blockbusterlar, öte yanda özgün ve farklı oyunlar görmek isteyenlerin sahip çıktığı bağımsız oyun geliştiricileri… Fakat oyunlar gerçekte film olmadığı ve sürükleyici olmak için öykü ve karakterlere ihtiyaç duymadığı için (Tetris!) bu aslında yanıltıcı bir tablo.

GDC’ye evsahipliği yapan Moscone Center, San Fransisco’da birkaç binadan oluşan bir kongre merkezi. Kuzey binası, alt kata inince Expo yani fuar alanına açılıyor. Oturumların çoğunun yapıldığı Batı binası ise yürüyen merdivenlerle çıkılan üç geniş kata yayılan salonlardan oluşuyor. Her kata dizilmiş olan masalarda oyun geliştiricileri oturum aralarında muhabbet ediyorlar ya da dizüstü bilgisayarlarına bakıyorlar. Zamanı gelince de herkes seçtiği oturumun yapıldığı salona gidiyor. Salona girerken “konferans gönüllüleri” (konferansta görev alan öğrenciler kendilerini ayrıcalıklı sayıyor) katılımcılara, çıkışta toplayacakları değerlendirme formlarını veriyor. Aynı anda 9-10 oturum olduğu için katılımcılar kararsız. Bazı oturumlarda salonun yarısı ancak doluyor. World of Warcraft gibi blockbusterların oturumlarının girişinde ise koridor boyunca uzayan sıralar oluşuyor.

Oyunlar filmleri örnek aldıkça, endüstrinin kültürel yapısı sinema filmlerindeki ayrışmaları tekrarlamış. Bir yanda “sıkı” oyuncuların ilgisi ile büyüyen blockbusterlar, öte yanda özgün ve farklı oyunlar görmek isteyenlerin sahip çıktığı bağımsız oyun geliştiricileri… Fakat oyunlar gerçekte film olmadığı ve sürükleyici olmak için öykü ve karakterlere ihtiyaç duymadığı için (Tetris!) bu aslında yanıltıcı bir tablo. Hatta, ne kadar oyun türü varsa o kadar yayıncı ve oyun geliştirici çeşidi vardır diyebiliriz. Blockbuster’lar yayınlayan büyük oyun yayıncılarından “gündelik oyunlar” satan web portalları ve küçük oyun uygulamalarını dağıtan Facebook’a kadar her platform kendi ödeme-gelir paylaşımı modellerini yaratmış.

Her yayıncı kendi hedef kitlesi olan oyuncuları tutabilmek için, onlara hitap edeceğini bildiği oyunları seçiyor ve bu da oyunlardaki türleşmenin temelini oluşturuyor. Bir örnekle açıklamak gerekirse; kitaplar tür tür olduğu için kitapçılar onları raflara ayırıyor değiller, aksine kitapçılar kitapları raflar üzerinden pazarladığı ve kitapları raflara dağıtırken yapay seçilimden geçirdikleri için kitap türleri ortaya çıkıyor.

Bağımsız oyun stüdyoları ise yayıncıların bu seçilim mekanizmasını içselleştirmedikleri için bilinçli ya da bilinçsiz olarak yerleşmiş oyun türlerinden uzaklaşabiliyorlar. Bu yüzden en büyük çeşitlilik bağımsız oyun geliştiricileri arasında görülüyor, her oyun, her ekip farklı özellikler gösteriyor.

Kuzey binasındaki fuar alanına ilk girdiğinizde karşınızda Rock Band, sol yanda Blizzard ve çevrede irili ufaklı oyun firmaları var. Stantlara konmuş ekranlarda dönen oyun görüntüleri hep tanıdık geliyor. Stantların arasında dolaşırken raf başlıklarını görür gibi oluyoruz, FPS, RPG, RTS… Arkalara doğru ilerleyince ise karşımıza Independent Games Festival ve IGF Mobile için ayırılmış stantlar çıkıyor. Çemberlerin etrafına dizilmiş masalarda her ekip kendi oyununu tanıtıyor. Her masada oyunun gösterildiği bir bilgisayar/mobil cihaz, hemen yanında oyunu geliştiren ekipten birisi var.

İlgilendiğinizi görüp size dönüyor. İlk olarak oyunun mantığını açıklıyor. Bugün belki yüz kişiye aynı şeyi anlatmış (Bir de koridor boyunca uzayan WoW kuyruğunu düşünün!). Ama biliyor ki ilk bakışta oyunu anlayamayacaksınız, çünkü çoğu zaman alışık olduğumuz türlere girmiyor bu oyunlar. Daha sonra klavyeyi/gamepad’i/iPhone’u size veriyor ve deniyorsunuz. Belki çok istekli değilsiniz, “heralde beceremem” diye düşünüyorsunuz; ama şu andan itibaren oyuna ne hızla uyum sağlayacağınız çok önemli. Bu oyunlarda oynanabilirliği, ses ve sanat kalitesini, yenilikçiliği ödüllendiren jüriler belki uzun uzun kurcalıyorlar, ama pazarda satışa çıkan bir oyunun oyuncunun kanına girebilmek için en fazla birkaç dakikası var. Bu yüzden geliştiricinin gözü üzerinizde. Denemeniz bitince “Nasıl buldunuz?” diyor.

Muhtemelen önceden duyduğu bir yorum yapacaksınız, ama yine de değerli bir görüşü kaçırmayı göze alamaz. Biliyor ki oyunda küçük bir ayarlama, ufak bir düzenleme, oyuncuların beklenti ve davranışlarına, oynanabilirliğe büyük bir etkide bulunabilir.

Oyun deyince çoğumuzun aklına “başlıklar” geliyor, Fallout 3, GTA IV, … (sektörde ürünleştirilmiş oyunlara “title” yani başlık deniyor) Fakat bu oyunları geliştiren ekiplerin hem kendi içlerinde, hem de yayıncılar ile olan ilişkileri, tüketici davranışı üzerine belirli varsayımları izlemelerini ve piyasanın uçurumundan kendilerini uzak tutmalarını gerektiriyor. Bu nedenle, endüstrinin egemen algılanış biçimini oluşturmalarına karşın, bu yapılar, kendi tortuları ve zırhlarını oluşturarak piyasanın temel dinamiklerinin görülmesini zorlaştırıyorlar (uzayıp giden kuyruklar da cabası). Oysa bir bağımsız stüdyoya baktığımızda, fuarda ayrılan o bir metrekarelik alanda, oyun geliştirmenin bütün ilksel itki ve kaygıları ile kişisel olarak yüzyüze geliyoruz. Adeta endüstrinin doğuş anına tanık oluyoruz.

(Sonraki yazı: Oynanış laboratuvarı)

Reklamlar


9 Responses to “GDC notları (2) Arka raflar”


  1. 1 Postmortem: ViralFire (and on GGJ) « ViralFire
  2. 2 Postmortem: ViralFire (and on GGJ) « Game Dasein
  3. 3 Dijital oyun endüstrisi diye bir şey var mı? | YERSİZ ŞEYLER
  4. 4 Does a digital game industry exist? « Game Dasein
  5. 5 Dijital oyun endüstrisi diye bir şey var mı? | Dijital Oyun Kültürü
  6. 6 Postmortem: ViralFire (ve GGJ üzerine) | YERSİZ ŞEYLER
  7. 7 LD15′in mağaralarında ateşi bulmak | YERSİZ ŞEYLER
  8. 8 GDC notları (3) Oynanış laboratuvarı | YERSİZ ŞEYLER
  9. 9 GDC notları (1) Networking | YERSİZ ŞEYLER

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: