LD15’in mağaralarında ateşi bulmak

18Eyl09

Işık Barış Fidaner

nm_caveman_fire_080916_mn15’inci Ludum Dare yarışması geçtiğimiz haftalarda “Mağaralar” teması ile yapıldı. Bu yazıda Türkiye’den birkaç LD katılımcısının görüşlerini ve heyecanını paylaşacağız.

Ludum Dare, yılda üç kez internet üzerinden düzenlenen “48 saat / tek başına / sıfırdan oyun geliştirme” yarışması. “Mağaralar” temalı oyunların geliştirildiği 15’inci LD yarışması geçtiğimiz haftalarda yapıldı. Bu yazıda Türkiye’den birkaç LD katılımcısının görüşlerini ve heyecanını paylaşacağız.

Yarışma, önceden belirlenen bir haftasonunda oluyor. Birkaç gün önceden oylamalarla belirlenen temanın Cumartesi 06:00’da açıklanmasıyla başlayan yarışma Pazartesi aynı saatte sona eriyor. Bu 48 saat boyunca katılımcılar bir yandan oyunları üzerine çalışırken bir yandan yarışma sitesine gönderdikleri blog post’larda da oyun fikirlerini tartışıyor, yorumlar yazıyor, ekran görüntülerini, bitmemiş prototipleri, hatta çalışma ortamlarının ve yedikleri yemeklerin fotoğraflarını paylaşıyorlar. Yarışma süresi bitince oylama sistemi açılıyor ve iki hafta boyunca her katılımcı dilediği oyunları oynayıp çeşitli kategorilerde puanlıyor ve değerlendirmeler yazıyor.

Ludum Dare’nin en güzel yanı, küçük ve basit oyunların da tam anlamıyla birer oyun olabildiğini doğrulaması.

Geçtiğimiz Nisan ayında düzenlenen 14’üncü LD yarışmasında tema olarak “ilerleyen kıyamet duvarı” seçilmişti. Ben de gaz odasına hapsedilmiş mahkumlardan birinin canlandırıldığı “Son Çözüm” oyunu ile katılımcılar arasındaydım. Bu yarışmada, bir önceki LD’ye göre büyük bir artış ile 123 oyun üretilmişti. “Mağaralar” temasının seçildiği LD15’te ise bu sayı 144’e çıktı. LD’ye katılanların en büyük hayallerinden biri ise kendilerini ve oyunlarını geliştirerek Bağımsız Oyunlar Festivali’ne katılabilmek ve ödüllerle dönebilmek.

Ludum Dare’nin en güzel yanı, küçük ve basit oyunların da tam anlamıyla birer oyun olabildiğini doğrulaması. Bu yaklaşım, oyuncular tarafında “görsel-işitsel olarak oyun diye bildiğimiz ürünlere benzemeyeni oyundan saymama” refleksi ve oyun geliştiricisi olmak isteyenlerdeki “bir diğer FPS, bir diğer MMO yapma” refleksi arasındaki kısır döngüye bir çözüm olabilir belki.

Artık LD15’e kendi geliştirdikleri oyunlarla katılan Ozan Emirhan Bayyurt ve Buğra Arçok ile söyleşiye başlayabiliriz.

***

Ozan Emirhan Bayyurt

Geliştirme aşaması sürecinde en eğlenceli kısım oyunun gerçekten oyuna benzemeye başladığı ilk anlar oluyor. “Evet, oluyor!” hissi gerçekten çok güzel. En çok zorlandığım kısım, içime sinen bir oyun fikri bulmak oldu.

– LD15’ten nasıl haberdar oldunuz? Sizin için ne anlam ifade ediyordu?

OEB: Ludum Dare’ye Internet’te yabancı oyun yapımı kaynaklarını kurcalarken denk gelmiştim 2-3 yıl önce. Kesinlikle ilgimi çekmişti, ama o zamanlar hem tam olarak nasıl katılacağımı anlamamıştım hem de oldukça zor geliyordu gözüme 48 saate bir oyun yapmak. Geçen sene ise 13. Ludum Dare’e katılarak en azından imkansız olmadığını gördüm. Oldukça da eğlenmiştim, artık fırsatım oldukça bütün Ludum Dare’lere katılmayı planlıyorum. Ludum Dare 15’in başlamak üzere olduğunu ise TigSource (www.tigsource.com) forumlarında gördüm. Şansıma da boş olduğum bir haftasonuna denk geldi :)

– “Mağaralar” temasının seçilmesini nasıl karşıladınız? Bu temadan ne gibi oyun fikirleri çıktı?

OEB: Aslında ben “Burrowing” (Kazmak) temasını bekliyordum, büyük hayal kırıklığına uğradım :) Şaka bir yana zaten aşağı yukarı olmasını beklediğim temalardan biriydi çok da şaşırmadım. Aklıma gelen fikirler genellikle 60-70’lerin B-Movie’lerindeki “Köstebek Adamlar” üzerine bir şeyler yapmaktı. İlk önce basit bir top-down shooter ile başladım, sonradan RPG‘ye dönüştürme fikri ile savaştım, en son hepsinden vazgeçtim ilk planımdakinden farklı olsa da bir shooter olarak oyunu bitirdim.

– Geliştirdiğiniz oyunu ismi, konusu, oynanışı, güzel ve eksik yanları ile okuyucularımıza anlatır mısınız?

OEB: Oyunun ismi “A Matter of Life Or Death At The Caverns Deep And Dark“, inanılmaz uzun ve gösterişçi bir isim gördüğünüz gibi :)  Köstebek Adamlar teması üzerinden gittiğim için oyunun ismide B-Movie tadında olsun istedim, ama işin sonunda aklıma gelen herşeyi kattığım için birazcık uzun bir isim oldu :)

Screenshot-Cavern1-300x234

Oyunun konusu basitçe yer altındaki mağaralarda sıkışıp kalmış olan oyuncu üzerine doğru gelen köstebek adamları ateş ederek öldürüyor. Ama ufak bir detay var ki üzerinize gelen köstebek adamlar aslında zararsız, tabi bu sizin onları öldürmenizi engellemiyor :) Oyunu ne yazık ki tam olarak bitiremedim, sadece çalışan bir prototip sunabildim diyebilirim. O yüzden pek övemeyeceğim. Oyununun oynanışı eski Atari oyunlarından Berzerk’e benziyor. İşin aslı oyundan memnun değildim ve bırakmıştım ki Berzerk benzeri bir oynanış programlama isteği aklıma geldi ve oyuna devam ettim ama fazla vaktim kalmamıştı :)

– Geliştirme sürecinde en çok zamanınızı alan ve en çok zorluk çektiğiniz hangi kısımlar oldu? Ayrıca en zevk alarak uğraştığınız kısımlar hangileriydi?

OEB: Ludum Dare blog’una atılan mesajları okumak, özellikle de yemek resimlerine bakmak çok eğlenceli idi. Ayrıca forum geyikleri de güzeldi ama sanırım en eğlencelisi katılmaya ikna ettiğim diğer arkadaşlarla yaptığım muhabbetlerdi. Hmm, ama sanırım siz oyunun geliştirme sürecinden bahsediyordunuz :)

Geliştirme aşaması sürecinde en eğlenceli kısım oyunun gerçekten oyuna benzemeye başladığı ilk anlar oluyor. “Evet, oluyor!” hissi gerçekten çok güzel. En çok zorlandığım kısım, içime sinen bir oyun fikri bulmak oldu. Ne yazık ki pek başarılı değildim bu konuda. Özellikle de başkalarının geliştirdikleri oyunların gidişatına bakıp kendiminkinden daha çok ilgimi çeken bir oyun görmek yıkıcı oluyordu geliştirme sürecim için. Yeterince iyi bir fikirle başlasaydım en başından bu sorun olmayacaktı.

– Oylama sonuçlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

OEB: Ne yazık ki yarışmadan sonraki haftalarda oturup rahatça katılan oyunlara bakma ve oy verme fırsatım olmadı. Oylamadan sonra ilk 10’a şöyle bir göz attım ve kesinlikle hepsinin birbirinden güzel oyunlar olduğunu söyleyebilirim. İşin aslı Ludum Dare konusunda oylama pek ilgimi çekmiyor, benim için asıl ödül katılmak, o geliştirme sürecini yaşamak :) Ama oylama sonuçları da diğerlerinin kendi oyunumu ve başkalarının oyununu nasıl gördüklerini incelemek için iyi bir fırsat tabi ki.

– Yarışma boyunca ve sonrasında LD sitesine gönderilenleri takip ettiniz mi? Dikkatinizi çeken şeyler oldu mu?

OEB: Yarışma boyunca sıkı bir şekilde takip ettim ama sonrasında arada sırada bakabildim ancak. Özellikle dikkatimi çeken bir şey olmadı, her zamanki gibiydi yine. Eğlenceli blog mesajları, kimi postmortem’ler ve kimi update’ler.

Tek bahsetmeye değer şey sanırım Mini LD’nin yarışma biter bitmez ilan edilmesi oldu. Bu insanlar hiç dinlenmez mi? Ben 1 haftada ancak kendime geldim yahu :)

Oyun yapımında özgün fikirlerin açığa çıkabilmesine katkıları büyük bu yarışmaların. Oyun yapımını öğrenmeye çalışan amatör gençler için ise kendilerini denemeleri için sıkı bir sınav sunuyor, ayrıca farklı tarzda oyunlar yapmalarını sağlayarak farklı tecrübeler edinmelerine yardımcı oluyor.

– Ludum Dare yarışmasını bir bütün olarak düşündüğümüzde, hem genel olarak oyun yaratımı açısından, hem de Türkiye bağlamında bir olanak olarak ne ifade ediyor sizce?

OEB: Hızlı oyun geliştirme bu ve bu tip yarışmaların genel amacı. İki açıdan önem taşıyor bu, ilki yaratıcılık ikincisi de eğitim. Bu tarz yarışmalarda insanlar olabildiğinde orijinal, yaratıcı ve farklı olmaya çalışıyor. Bu da normalde denenmeyecek fikirleri denemelerini sağlıyor. Ayrıca geliştirilen oyunların birbiri ile yarışması da bu yeni fikirlerin oyuncular karşısında da değerlendirilmesini sağlıyor. Oyun yapımında özgün fikirlerin açığa çıkabilmesine katkıları büyük bu yarışmaların. Oyun yapımını öğrenmeye çalışan amatör gençler için ise kendilerini denemeleri için sıkı bir sınav sunuyor, ayrıca farklı tarzda oyunlar yapmalarını sağlayarak farklı tecrübeler edinmelerine yardımcı oluyor.

Türkiye bağlamında bizim ikisine de ihtiyacımız var. Oyun yapmak isteyen gençlerin en çok ihtiyaç duydukları şey tecrübe. Birçok küçük oyun yapmaları lazım. Bu tarz yarışmalar sayesinde hem eğlenip hem de ihtiyaç duydukları bu tecrübeyi edinme imkanları var. Aynı şekilde oyun yapımı olayını daha tam çözemediğimiz için bu ülkede oyun yapımında yaratıcılıktan bahsetmemiz de oldukça zor. Bu yarışmaların bu konuda da faydalı olacağına inanıyorum.

– Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

OEB: Bu konuyla ilgilendiğiniz için teşekkür ediyorum, yazıyı okuyan arkadaşları da bir sonraki Ludum Dare’e katılmaya davet ediyorum.

Ozan Emirhan Bayyurt’un Ludum Dare’deki sayfası

***

Buğra Arçok

Mağaralar fikrini ilk başta çok garipsedim. Hatta 1 gün hiçbir hazırlık yapmadan, “mağaradan nasıl oyun olur acaba, mağarada RPG, mağara yaratıkları, mağara adamları, mağarada tek kale maç” şeklinde düşüncelerle geçti…

– LD15’ten nasıl haberdar oldunuz? Sizin için ne anlam ifade ediyordu?

BA: LD15’den Ozan Emirhan sayesinde haberim oldu. Tabi yeni öğrendiğim bir etkinlik olduğundan, sıradan, basit bir yarışma sandım ilk başta. Ozan’a direk “tamam ben de katılırım” diye de cevabımı verdim. Hemen LD15 sitesine baktım ve site düzenine alışamadığımdan fazla birşey anlamadım ilk başlarda. Sonuç olarak ilk aşamada benim için LD15 hiçbir şey ifade etmiyordu… Tanıdık birkaç kişi katılıyor ben de katılayım bari diyerekten katıldım :)

– “Mağaralar” temasının seçilmesini nasıl karşıladınız? Bu temadan ne gibi oyun fikirleri çıktı?

BA: Mağaralar fikrini ilk başta çok garipsedim. Hatta 1 gün hiçbir hazırlık yapmadan, “mağaradan nasıl oyun olur acaba, mağarada RPG, mağara yaratıkları, mağara adamları, mağarada tek kale maç” şeklinde düşüncelerle geçti. Benim için bu konu oyunda isteksizlik haline geldi. En sonunda “yap bir şey, olsun bitsin” dedim. Hala da kızıyorum adam gibi bir konu denk gelmedi diye. Tabi bu olay göreceli olsa da dediğim gibi bu tema benim için bir facia idi.

– Geliştirdiğiniz oyunu ismi, konusu, oynanışı, güzel ve eksik yanları ile okuyucularımıza anlatır mısınız?

BA: Oyunun adı: Cavern of Damned / Konusu: Mağarada yaratıklardan ve tuzaklardan sıyrılıp anahtarları alıp mağaradan çıkmak.. / Güzel ve Eksik yanları: Güzel bir yanı olduğu söylenemez… Sadece sesler ve ortam az da olsa istenilen duyguyu veriyor.

Cavern of the damned

– Geliştirme sürecinde en çok zamanınızı alan ve en çok zorluk çektiğiniz hangi kısımlar oldu? Ayrıca en zevk alarak uğraştığınız kısımlar hangileriydi?

BA: En çok zamanımı alan karakter modellemeleri ve animasyonları. Modelleme konusunda yeni olduğumdan biraz uğraştım bu konuda. Zevk alarak yaptığım işler olmadı ama istemeyerek yapmadığım işler olarak 3D model kaplamaları diyebilirim.

– Oylama sonuçlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

BA: Oylama sonuçları hakkında bir şey söyleyemiyorum. Bunun için 144 tane oyunun en az 100 tanesini sakin bir kafayla incelemek lazım. Ben sadece 20 tanesine bakabilmişimdir. Bunlar arasında da beğendiklerim oldu. Oylarımı da kullandım.

– Yarışma boyunca ve sonrasında LD sitesine gönderilenleri takip ettiniz mi? Dikkatinizi çeken şeyler oldu mu?

BA: Dikkatimi çeken, herkesin yarışma süresinde yaptığı olayları ne olursa olsun paylaşması oldu. Bir ara baktığımda sayfa komple yemek resimleriyle doluydu.

Aslında tabi bir oyun yarışması ama programcılık, ses, grafik bütün bunlar bir kişiye yüklenmemeli. Yani grup çalışması da yapılabilmeli. Ama LD’de kural gereği tek kişi bütün bunları yapıyor. Bu yüzden ben bu yarışmada elimden gelenin en iyisini yapamadım.

– Ludum Dare yarışmasını bir bütün olarak düşündüğümüzde, hem genel olarak oyun yaratımı açısından, hem de Türkiye bağlamında bir olanak olarak ne ifade ediyor sizce?

BA: Genel olarak oyun yapımı açısından biraz uzak diye düşünüyorum. Aslında tabi bir oyun yarışması ama programcılık, ses, grafik bütün bunlar bir kişiye yüklenmemeli. Yani grup çalışması da yapılabilmeli. Ama LD’de kural gereği tek kişi bütün bunları yapıyor. Bu yüzden ben bu yarışmada elimden gelenin en iyisini yapamadım. Hatta grafik ve ses sıkıntısından oyunu iptal edecektim.. 144 adet oyunun katıldığını görünce bir hayli şaşırdım, sevindim ve üzüldüm.. Sevindim çünkü aynı düşüncede insanların birşeyler üretmesi beni mutlu ediyor. Üzüldüğüm nokta da bu derece çok katılımlı bir organizasyonda çok daha iyi bir oyun yapabilecekken gerekli enerji ve motivasyonu sağlayamam nedeniyle vasat bir ürün ortaya çıkarmam.

– Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

BA: İlk kez katıldım.. Mutluyum :)

Buğra Arçok’un Ludum Dare’deki sayfası

***

Bağlantılar

LD 15 puan listesi

Bağımsız oyun geliştiricileri üzerine bir yazı

Ludum Dare 14 ardından yazılmış bir yazı

Reklamlar


No Responses Yet to “LD15’in mağaralarında ateşi bulmak”

  1. Yorum Yapın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: