Umut Derviş Röportajı

01May12

Kemal Akay

Bize kısaca kendinizden söz edebilir misiniz?

İsmim Umut Derviş, ‘81 doğumluyum ve 2009 yılından beri flash’la basit video oyunları geliştiriyorum.

– ODTÜ’de aldığınız endüstriyel tasarım eğitiminin oyun tasarımında size ne gibi katkıları oldu?

Sanırım en önemlileri, normalde karşılaşamayabileceğim yetenekli insanları tanıyabilmek ve bir problemi tanımlayıp yorumlamanın birden fazla geçerli yolu olabileceğini o süreci yaşayarak öğrenmek oldu. Diğer yandan, sadece bölüm veya üniversite özelinde değil içinden geçtiğim tüm eğitim sistemi için konuşursam, genele hakim olan akademik anlayışın birçok açıdan insanları tükettiğini ve heyecanlarını öldürdüğünü düşünüyorum. Bu açıdan Türkiye’de eğitimin bireye olan katkılarından bahsetmek, 18 sene hasta yatıp iyileştikten sonra “bağışıklık sistemim güçlendi” demeye benziyor. Tabii iyileşebildiyseniz.

– Oyunlar, birçok disiplini bünyesinde barındıran bir alan. Siz ise oyunların hem grafik, hem ses, hem de programlama kısımlarıyla ilgileniyorsunuz. Bu elbetteki sizin çok yönlü yapınızı öne çıkaran bir özellik. Peki bireysel çalışmanın size sağladığı artıları ve eksileri belirtebilir misiniz?

Eksileri: 3 kişinin daha kısa sürede bitirebileceği bir proje, tek kişiyle daha uzun sürüyor haliyle. Ayrıca tek kişinin yukarda sayılan her alanda gerçek anlamda uzmanlaşması muhtemelen bir ömürden fazlasını alır. Sonuçta ilgili alanlar, sadece işçiliğin değil yaratıcı düşüncenin de söz konusu olduğu alanlar ve zamanınızı işler arasında dağıttıkça, hiçbirine tam anlamıyla hakim olmanız mümkün değil. Eğer hayaliniz herkesin işinde uzmanlaştığı AAA oyun üreten bir oyun şirketinde işe girmekse, gireceğiniz yolun tam tersi bir nevi.

Artıları: Belki her şeyi iyi yapamıyorsunuz ama onların bir araya geldiğinde nasıl olması gerektiğine dair kendinize ait bir anlayış geliştiriyorsunuz. Kısıtlılıklarınızdan dolayı sonuca odaklı davranmayı, projenin bitmesi uğruna fikirlerinizin çoğunu acımadan çöpe atmayı öğreniyorsunuz. Bunun yanında bu işe girişmek için pahalı olmayan bir yöntem. Başkalarının ekmeğinin size bağlı olduğunu düşünerek çalışmak, hele ki böyle riskli bir alanda çok arzulayacağım bir şey olmadığı için bana tek kişi başlamak daha rahat geldi. Projenin ortasında işe yaramadığını düşündüğünüz bir şeyi silip attığınızda alınacak birileri de olmuyor. Yine de sonsuza kadar her şeyi tek başıma yaparak devam edeceğimi sanmıyorum.

– Türkiye’de dijital oyunlar maalesef “ciddi” bir uğraş olarak görülmüyor. En azından henüz böyle bir izlenim oluşmadı. Özellikle flash teknolojisiyle yapılan oyunlar,  hemen oynanıp tüketilecek oyunlar olarak algılanıyor. Oysa ki bu alanda üretilen oyunların da hem ekonomik, hem de kültürel olarak başarılı olabileceğini/iz bırakabileceğini bazı örneklerden biliyoruz. Flash teknolojileri ve sunduğu imkanlar hakkında sizin fikirleriniz nedir?

Bence kimsenin oyunları zorla ciddiye alması gerekmiyor. Kendi durumum için konuşursam, ben yaptığım işi sevdiğim için yapıyorum, kimse oynamayacak olsa bile kendim için yapardım. Çocukken de kağıt üzerinde oyunlar tasarlıyordum, ama şimdi yaptığım şeyin farkı bundan para kazanmaya başlamış olmam.

Flash oyunlarının tüketilecek oyunlar gibi gözükmesiyle ilgili de bir sorunum yok açıkçası, ki son zamanlarda bu inanışı esnettiğini düşündüğüm birçok kaliteli oyun belirdi. Bence farklı ihtiyaçları karşılayacak farklı oyunların bir arada var olmasından doğal bir şey yok. Kendimden örnek vermek gerekirse, nispeten kompleks oyunları sevmeme ragmen, her zaman aynı tarz şeyleri oynayacak havada olmuyorum, ya da zamanım olmuyor ve hafif şeyler arayabiliyorum. Şu ana kadar yaptığım şeyler genelde bu tür çerez diyebileceğimiz oyunlar. Bu oyunlar insanlara 5 dakika da olsa keyif ve heyecan verebiliyorlarsa ne güzel. Başlarken özellikle bu tarz oyunları seçtim çünkü ilk oyundan büyük veya iddialı bir proje seçip burun üstü çakılmak istemedim açıkçası. Sanırım aldığım en doğru karardı çünkü başladığınızda en küçük oyunu bile fikir aşamasından alıp bitmiş hale getirmenin ne kadar zor olduğunu ve tahmin ettiğinizden çok daha fazla zaman alabildiğini öğreniyorsunuz.

Flash teknolojisine gelince, flash insanlara kolay yaratım imkanı sunduğu için güzel. Ben programcı veya mühendis altyapısına sahip değilim, tasarım/reklam ajanslarında çalışırken öğrendiğim ve içinde çalışmayı sevdiğim bir platform olduğu için onunla oyun yazmaya cesaret edip girebildim. Bunun dışında saçımı başımı yolduğum da çok oldu ama flash olmasaydı elimde bitmiş video oyunu bile olmayabilirdi bugün. Dünyada çok daha antika platformlarda oyun yapıp mutlu mesut yaşayan insanlar var, o yüzden platform ve teknoloji üzerine tartışmak ne kadar zevkli olsa da, günün sonunda önemli olan kafanızdakini elde olan bilgi ve beceri setinizle ne derece iyi yansıtabildiğiniz. Oyuncular yaşadığı deneyimi önemsiyor, oyunun hangi dilde yazıldığını değil. Bunun yanında, programcılık esas alanınızsa, yeni diller ve platformları öğrenmeniz, teknik yeterlilikten öte vizyonu genişletmek açısından önemli bence. Sürekli öğrenmeye devam etmek en güzeli.

-Uygarlığın gelişimini açıklamak için farklı düşünürlerin farklı varsayımlarda bulunduğunu görüyoruz. Karl Marx, bunu ekonomiyle açıklıyor; Freud, cinsellikle; Johan Huizinga ise oyunlarla. Sizce oyunları farklı kılan nedir? Oyunların sunduğu salt eğlence mi? Oyuncunun oynadığı oyun içerisinde bulunduğu gerçekliği unutup kurgusal bir dünyada kendini kaybetmesi mi? Peki hepsi bir yana, sizi oyun tasarlamaya iten şey nedir?

Oyunları farklı kılan şey.. Sanırım geçmişe gidebilmeniz. Save/load, o yoksa checkpoint, o da yoksa tamamen baştan başlayabiliyorsunuz. Gerçek hayatta henüz olmuyor ne yazık ki.

Beni oyun tasarlamaya iten şey, bunu yapabiliyor olmam ve de seviyor olmam. Zamanımı böyle geçirmeyi seviyorum.

– Geliştirdiğiniz oyunlar arasında  “Experiment 17” yapımı benim favorim. Hep bir sonraki seviyede nasıl bir “anomaly” ile karşılaşacağımı merak ettim. Bütünsel olarak görsel ve işitsel malzemelerin kullanımı da ahenk içerisindeydi. Biraz “Experiment 17″nin yapım sürecinden bahsedebilir misiniz?

Önceki oyunlara, oyun tasarımından çok, başka öğelere odaklanarak başlamıştım açıkçası, “burada şu tarz programlama yetilerimi geliştireyim”, “burada şöyle bir grafik tarzını kullanmaya çalışayım” gibi. Özellikle duygusal anlamda kendimi fazlasıyla kaptırıp mevcut seviyemde asla bitiremeyeceğim projeler yerine kendimi geliştirip deneyim kazanabileceğim projelere odaklanmak ön plandaydı yani. Experiment 17’de bu süreçten biraz kopmak ve farklı şeyler deneyerek kendimi eğlendirmek istedim. Oyunun tasarım süreci daha doğal gelişti, baştan katı bir şema hazırlayıp ona uymaya çalışmak yerine deneme yanılma metoduyla farklı şeyleri ekleye çıkara ilerledim. Grafik yükü de diğer oyunlara göre daha azdı, bu sayede tasarımı yolun ortasında kolayca değiştirebilme ve oluşan ekstra zamanı değerlendirebilme fırsatım da vardı. Bu yüzden güzel bir süreç oldu diyebilirim.

– Türkiye’deki oyun endüstrisinin genel durumu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce üretimin artabilmesi için ne gibi stratejiler uygulanmalıdır?

Başladığım zamana göre kıyaslayınca oldukça hareketlenme var, güzel oyunların artacağını düşünüyorum. Ama üretimin artabilmesi için uygulanabilecek stratejiler deyince aklıma domatesleri hızlı büyümeleri için hormonlamak falan geliyor. Beni motive eden şey kişisel heyecanım olduğu için, bu konuda pek bir şey diyemeyeceğim.

– İleride sizden ne tür yapımlar göreceğiz/oynayacağız?

Talep üzerine yapmakta olduğum yarış oyunu bitince, sanırım biraz casual marketten uzak bir şeyler deneyeceğim. Şu aşamada her şey çokça değişiyor, ama ilerde sitemde bu yeni oyunla ilgili daha fazla detay verebileceğimi umuyorum.

Teşekkürler!

Reklamlar


One Response to “Umut Derviş Röportajı”


  1. 1 Oradan buradan #1 | Chaotic Neutral

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: